|
Ankara Sakarya caddesine bir uçtan girerken sizi ilk karşılayan, burnunuza gelen bir duman kokusu olur , genzinize çıkmamacasına dolan..Çadırlar da yanan sobaların dumanları, orada tezgah açan , gözlemecinin, balıkçının, pidecinin duman kokularına karışmış şekilde.. bir de çalınan türküler ve ezgiler.. Sizi, sokağın her iki ucuna asılmış bir pankart karşılar. Ankara halkına ve Sakarya esnafına ‘teşekkür’ eden.. Sokağın adı ‘Tekel Direniş Sokağı’. Tabelalar yapıp çadırın üstüne iplerle bağlanmış, gelene geçene hangi sokakta olduğunu haykırırcasına hatırlatan. Ve günlük hayat olağan şekilde devam eder; güzergâh olarak gelip geçenler, geçerken şaşkınlıkla sağa sola bakınanlar, seyredenler, yazıları afişleri okuyanlar, resimlere bakanlar, kalabalıkları yara yara sokağı süpürmeye çalışan belediye işçileri, çekim yapan televizyon kameraları, çadırların içinde ve dışında karınlarını doyuranlar, dökmeden taşınmaya çalışılan nevaleler, arkadaşıyla hararetli bir şekilde konuşan, gazete okuyan, telefon eden, yer yatağında yatmakta olan, çayı ve sigarasını yudumlayanlar. Türkiye’nin dört bir yanından gelip kurulan Tekel çadırlarından birine yanaşıp, herhangi bir kişiye ‘’Merhaba arkadaş’’ derseniz eğer, sizden esirgemediği bir ‘ Merhaba’dan çok daha fazladır duyacaklarınız. Herkesin bilmesini istedikleri haklı mücadeleleri, kararlı sesleri vardır. ‘’Aylardır haklı olduğumuz mücadelemizi sürdürüyoruz, Biz asla daha çok para için değil, tüm emekçilerin, doğmamış bebeklerin gelecekleri adına, büyük direnişin yolunu açtık. Biz,tarihe yazılacak bir mücadele veriyoruz.. kazanacağız. Artık biz TEKEL işçileri, onurumuzla ve ülke adına sizlere kazandırdıklarımızla anılacağız ’’. Tarih= 1- Mart- 2010 Gün= 77 Mevsim= Bahar Bu günün son haberi=Danıştay, Tekel işçilerinin 4/C statüsüne geçmeleri için tanınan 1 aylık süreyi,sürenin dolmasına saatler kala iptal etmesi Tekel işçileri arasında bayram havası yarattı.. 2- Mart- 2010 = Öğlen çadırlar toplanmaya başladı. Metin ve fotoğraflar=Semra Sanıtürk










|