|
21-23 Ekim 2010 tarihinde Ankara’da gerçekleştirilecek olan Mimarlığın Sosyal Forumu İstanbul’da gerçekleştirilen Avrupa Sosyal Forumunda aktivistlere katılım çağrısında bulundu. Demokrasi İçin Mimarlar Platformu’nun, TMMOB Mimarlar Odası Ankara Şube yönetimlerinde ürettiği özgün bir proje olan "Mimarlığın Sosyal Forumu’na" TMMOB Mimarlar Odası Ankara Şubesi 4 yıldır hazırlık yapıyor.
|
|
|
İntihal kelimesinin TDK Sözlüğünde yer alan karşılığı basitçe “aşırma”dan ibaret. Biraz daha açıklayıcı bir tanım yapmak gerekirse, intihal, başkalarına ait ifade veya düşünceleri kaynak göstermeksizin kendisine aitmiş gibi kullanmak anlamına geliyor. Bilindiği gibi intihal özellikle akademik dünyaya ait bir kavram ve bu ortama ilişkin etik kodlar içerisinde tanımlanan en ciddi kusurlardan biri. Burada benim bu kavramı başka bir bağlamda kullanmam ise, Mimarlar Odası Ankara Şubesi’nin 41. Genel Kurul sürecinde yaşanan ve hâlâ nihayete ermemiş görünen olayları açıklayabilmek yönündeki çabamın sonucu. Aşağıda, Genel Kurula giden sürecin kısa bir özetinin ardından DİMP adının kullanımı üzerine ortaya çıkan tuhaf durumu siyasi intihal tanımı ile yorumlamaya çalışacağım.
|
|
Mimarlık Vakfı ve TMMOB Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi tarafından düzenlenen, “İstanbul” konulu “2. Mimarlık Öyküleri Yarışması”nda, "Yayına Değer Görülen Eserler" arasında yer alan Ankara Şubesi Üyesi Hakan Alkan'a ait "Tepebaşı Dram Tiyatrosu" adlı öyküye ulaşmak için tıklayınız.
|
| |
|
|
TMMOB Mimarlar Odası 42.Olağan Genel Kurulu ve Organlara seçimler 16-17-18 Nisan 2010 de tamamlandı. İki liste halinde girilen seçimde, Eyüp Muhçu, Necip Mutlu, Can Diril, Ali Ekinci, Erkan Karakaya, Zafer Okuducu, Nurdan Topoğraf, 42.Dönem Oda yönetim Kurulu asil üyeliklerine seçildiler. Sandık sandık sonuçlara ulaşmak için tıklayınız.
|
|
|
TMMOB Mimarlar Odası 42. Dönem Olağan Genel Kurulu, mimarlık ortamı ve Mimarlar Odası’nın çok boyutlu bir saldırının hedefinde bulunduğu bir dönemeçte gerçekleşmektedir. Çıkartılan kanun ve kararnamelerle ülke kaynakları, kıyılar, ormanlar, akarsular, kentsel ve kırsal alanlar küresel sermayenin talanına sunuluyor. Bir taraftan serbest mimarlık hizmeti veren bürolar inşaat devlerinin ve yabancı firmaların taşeronlarına dönüşüyor, diğer taraftan TOKİ ve kentsel dönüşüm uygulamalarında olduğu gibi ülke bütününde konut üretimi yandaş ve gerici kadroların eliyle kentsel yağmaya dönüştürülüyor. Yandaş olmayanlar ise iş yapamaz, iş bulamaz durumda bırakılıyor. Meslek alanlarımız daralıyor, meslektaşlarımız her alanda işsizleşiyor. Piyasacılıkla gericiliği, yozlaşmayla kültürsüzleşmeyi bir arada kendi bünyesinde cisimleştiren AKP iktidarı bir yandan kendi sermayesini örgütlüyor, diğer yandan da kendine muhalif tüm kurumları tasfiye etmeye çalışıyor, karanlık bir dikta rejimine doğru yol alıyor…
|
|
|
|
<< Başa Dön < Önceki 1 2 3 4 Sonraki > Sona Git >>
|
| Sonuçlar 1 - 11 Toplam: 37 |